
Güzellik Nedir
Aslında, neden 8 yıl sonra siteye böyle bir bölüm (güzellik sırları) açma gereği
hâsıl oldu önce buna bir açıklık getirmek lazım galiba!
İnsanların dış görünüşleriyle ağırlanıp, iç dünyalarıyla uğurlandıklarına
inanıyorum ve çok güzel olduğun için kabul görenlerden değil, erdemli, üreten ve
tertemiz olduğu için takdir görenlerden olmayı dileyerek yaşıyorum. Ama bu
görüşüm pasaklı yahut bakımsız olmamı gerektirmiyor.
Tabii ki görsel olarak da insanların önünde olduğum bir işim var ve yorgun
görünmemek için bedenime ve ruhuma iyi bakmam gererekiyor.
Efendim, olduğu gibi görünmenin "ayıp", göründüğü gibi olmanın "avam" damgasıyla
yargılandığı bir çağda ekran önünde çalışıyorsanız ve hele hele güzel ve genç
görünmezseniz beş para etmediğiniz (!) ima ediliyorsa, işaret edilen kurtarıcı
"estetik müdahale" oluyor haliyle! Çünkü başka bilinen bir yol yok çoğunluk
için!
Yani, daha hoş görünmek için eskiyen, kırışan, buruşan ve çöken her yerinizi
örtmeniz için tek çarenin ameliyat olduğunu sanmayın…
Buna sakın kanmayın! Herkesin birbirine benzediği bir kadınlar ordusu içinde yer
almak istemiyorsanız tabii.
Lazer ile cilt altı dokularının kuvvetlendririlmesi ve daha düzgünleştirilmesi
mümkün. Lekeler için bin çeşit ve şiddeti cilde göre ayarlanmış açıcı kremler
var.
Her ağız hokka olmak zorunda değil. Her burun kemersiz, her kulak kaşık kadar,
her yanak airbag gibi olmak zorunda değil. Sizi siz yapan kendi kemik yapınız,
genetik olarak taşıdıklarınız, yaşadıklarınızın beden ve ruhunuz üzerinde
bıraktığı izlerdir. Siz zaten bunlardan dolayı kendinize özgüsünüz. Kimse
değilsiniz… Yeryüzünde "siz"den sadece bir tane var. Herkes değilsiniz ve
teksiniz!
Göze hoş görünen her güzelliğin ancak yapay olabileceğine inanmaktan vazgeçin.
İlk önce "yaş almakla" "yaşlanmanın" aynı şey olmadığını anlamanız gerekiyor.
Eğer sabır ve disiplinle hareket ederseniz çok hoş yaş alabilirsiniz. Unutmayın,
yaşadığınız tüm hayatın izleri, hatıraları belleğinizde nasıl kayıtlı ise
bedeninizde de izlerle yazılır. Sizi siz yapan da budur.
Süs kadının doğasında var. Tabii ki hoş olmak isteyeceksiniz.
Ama güldüğü zaman, içtenlikle kıvrılışı botoksla engellenmiş gözler, sabit bir
"hayret" ifadesiyle havada kalakalmış kaşlar; öfkelendiği (kaş ortası
çatılmadığından)sadece bağıran ses tonundan anlaşılan maske surat kadın, "ama
şahane kadın" olmak istiyorsanız bir şey diyemem. SEÇİM SİZİNDİR.
Yüzünüze iğne ve bıçak taşımadan, huzurlu ve sağlıklı olduğunuz sürece bakımla
-emekle- güzel kalabilirsiniz. Bunun için asla yapmamanız ve disiplinle
sürdürmeniz gereken listeye göz atın lütfen:
"ASLA"LAR VE "MUTLAKA"LAR
* Ne sürerseniz sürün, asla güneşin altına yatıp ıstakoz gibi bronzlaşmayın.
* Kış aylarında bile mutlaka yüksek faktörlü koruyucu/nemlendirici kullanın.
* Hamileliğiniz boyunca asla cildinizi kendi haline bırakmayın. Hamileliğinizi
öğrendiğiniz andan itibaren, kadın kalça ve göğüs derisinin hızla gerilmesini ve
çatlaklar oluşmasını önlemek için elastikiyeti destekleyici krem kullanın. Hem
de her akşam ve her sabah uygulayın.
* Asla makyajla uyumayın. İki saat sonra uyanacak olsanız bile cildinize de
dinlenme süresi verin.
* Dış etkenler diye nitelendirilen rüzgâr, ısı, kirili hava, klima, kar, güneş
ışınları Gibi cildin yapısını etkileyen faktörlere karşı mutlaka nemini korumaya
yardımcı uygun krem kullanın.
* Makyaj yapmasanız bile her gece asla cildinizi temizlemeden yatmayın.
* Makyaj yapmasanız dahi asla nemlendirici sürmeden dışarı çıkmayın.
* Cilt bakımı ürünlerini kullanırken kavanozun içinden ürünü parmağınızla alıp
Kremin içinde bakteri üremesine sebep olmayın. Spatula kullanın.
* Kış sporları yaparken, bronzlaşma uğruna, yüzünüzü güneş gibi yakıcı olan
kardan yansıyan ışınlara teslim etmeyin. Yüksek faktörlü koruyucu ve gözlük
kullanmazsanız, yaşamınız boyu taşıyacağınız derin kırışıkların temellerini
atarsınız.
* Genetik geçmişinizi önemseyin ama güvenmeyin… Annenizin pürüzsüz cildi, sadece
onun daha huzurlu yaşamasının, yaz aylarının tamamını deniz kıyısında
geçirmemesinin ve spor yapmasının sonucu olabilir.
Sizin hayat şartlarınız, tükettiğiniz katkı maddeleri dolu ve vücut suyunu emen
besinler cildinizi annenizden çok daha çabuk yıpratıyor.
* Bakıma başlamak için 30 yaşına gelmeyi beklemeyin. Leke, kuruluk, sivilce gibi
belirtiler "zamanında" müdahale edilmemiş sorunların sonucudur.
* Yaşam şeklinize, beslenmenize, uyku düzeninize, çalıştığınız ortama, stres
durumunuza göre cildiniz yapısını değiştirir. Ürün seçerken bunları da göz önüne
alın. Bir kozmetiğe takılıp kalmayın. Teknoloji her gün, bir öncekinden üstün
ürünler hediye ediyor.
* Haftada bir kez ölü hücre temizleme (arındırıcı-peeling) ve bir kez cildin
ihtiyacına göre bir maske kullanmayı ihmal etmeyin.
* Kendinize gülmek için bahaneler yaratın. Fıkra okuyun, komik videolar seyredin
şakacı olun. Gülmek tüm vücut ve yüz kaslarını rahatlatır, gerginlikten uzak
ifade çizgileri edinirsiniz. Çünkü illaki bir gün, belki 65’inizde belki
75’inizde cildiniz ne yaparsanız yapın, doğa gereği zamana direnemez hale
geldiğinde huzurlu çizgileriniz olur. Ve mutlaka yaşıtlarınıza göre daha az
yorgun görünürsünüz.
* Projektör, spot altında çalışıyorsanız cildinizde zamanla lekeler oluşmaması
için minimum 15 faktörlü koruyucu kullanın.
* Sigara içiyorsanız cildiniz için günlük 1000 mg C vitamini desteği alın. A, C
ve E vitaminleri antioksidan, derideki fiberlerin oluşumunu destekleyen, genetik
değişiklikleri, tümör ve serbest radikallerin oluşumunu engelleyici, özelliği
olan vitaminlerdir. Doz için mutlaka doktorunuza danışın. A ve E vitaminlerinin
fazlası bünyenize farklı zararlar verebilir.
* Yüz jimnastiği yapmayı bırakmayın. Yüz kasları da vücut kasları gibi
çalıştıkları sürece diri durur… Abartarak ve çenenizi aça aça sakız çiğneyin.
(kimse yokken tabii) Aynanın karşısında tüm yüzünüzü gererek kocaman "O" harfi
yaparken gözlerinizi de kocaman açın. Sonra derin aldığınız soluğu yanaklarınızı
şişirerek ıslık çalar gibi yavaşça verin. Avuçlarınızı iki göz çukurunun üzerine
bastırıp beş saniye kadar tutup çekin. Yanaklarınıza canınızı acıtmayacak kadar
parmak uçlarıyla küçük darbeler vurun. Derinin kan dolaşımının hareketlendiğini
hissedecek kadar… Göz çevresine hızlı piyano çalar gibi parmak uçları
dokunuşlarıyla daireler çizin. Bu hareketleri onar kez tekrarlayın.
* Cildinizdeki her tepkiyi yeni kullanmaya başladığınız kreme bağlamadan,
klimalı büroda çalışan hanımların cildinin dış etkenlere karşı daha korunaklı
olması gerektiğini hatırlayın. Yerleri boydan boya halı kaplı ortamlarda çalışan
insanların ciltlerinin daha sık alerjik tepkiler (kızarıklıklar, kaşıntı,
gerilme) verebileceğini unutmayın.
* Fırsat buldukça sizi üzen değil, sizinle gülümsemelerini paylaşan
arkadaşlarınızla vakit geçirin. Siz de bir arkadaşınızla buluştuğunuzda "ne
haber?" sorusuna dertlerinizi anlatarak başlamayın. Mutsuzluk da mutluluk gibi
bulaşıcıdır. Sürekli şikâyet eden ve kahrolmuş yaşamını anlatarak sizi boğan
insanları hayatınızdan çıkaracak kadar cesur ve kendinize saygılı olun. Dostluk
başka, ağlama duvarı olmak başka! Siz onların "ruhsal çöp kovası" değilsiniz.
Ruh ve beden bir bütündür. Çoğu bedensel hastalığın sebebinin ruhsal kökenli
olduğunu hatırlayın.
* Dudak üstü ve yanaklardaki ince tüyleri almak için, ip yerine siri tercih
edin. Tüyler alındıktan sonra dezenfekte edici bir losyonla silin. İşlem yapılan
yere Deriyi sakinleştirici bir maske (papatya, ıhlamur) uygulayın ve hemen
makyaj yapmayın.
* İçsesinize kulak verin
Eğer canınız birden vişne istediyse, beden patronunuz kas ve dokularınız için
Potasyum veya A vitamini ile ilgili bir eksikliği bildirmeye çalışıyordur….
Yahut canınız kapuska çektiyse aniden, vücudunuzdan atılması gereken bazı Toksik
maddeler söz konusu olabilir. Belki de sinir sisteminizin zayıfladığı sinyalini
verip gerekli B vitaminini çağırıyordur…
Belki de vücut direnciniz düşmektedir ve C vitaminine acil çağrıdır bu! Kim
bilir, üreme için gerekli E vitamini çağrısı da olabilir bu.
* Gözlerinizin anlamını silecek kadar net çizgi ve renkte kaş dövmesi
yaptırmadan önce 2 kez düşünün. İleride saç renginizi değiştirdiğinizde
kaşlarınız "takma bıyık" gibi iğreti duracaktır. Saça uygun renkte ıslatılmış
toz farı, ince bir fırça yardımıyla kaş şeklini çizmek için kullanmanız daha
doğal olacaktır.
* Cilt bakımı ürünleriniz arasında mutlaka bir acil durum maskesi bulundurun.
Uykusuz, çalışarak veya ağlamakla geçirdiğiniz bir gecenin sabahında yahut
yorgunken bir davete gitme zorunluluğunuz olduğunda kurtarıcınız olacaktır.
* Çatlak ve kuru ellerinize acil bakım yapmak için kahve telvesinden
yararlanabilirsiniz. Hatta kahve fincanlarının dibinde kalan kahveyi
kullanabilirsiniz. Yarım fincan kahveye bir çay kaşığı kadar limon suyu, bir
kaşık da bademyağı (gliserin, kaysısı yağı, hatta yoksa zeytinyağı da olabilir)
ilave edip ellerinizi bu bulamaç ile iyice ovun. Plastik bir eldiven giyip yarım
saat kadar bekleyin. Soğuk su altında ovarak çıkartın. El kreminizi sürün. Oje
sürecekseniz yağ kalmaması için ojeden önce tırnaklarınızı asetonla silin.
* Dudaklarınızın dolgun görünmesini istiyorsanız illa ki içine arı sokmuş gibi
şişirtecek bir şeyler şırınga ettirmenize gerek yok. Dudak çerçevesini kalemle
belirlemeden, açık renkte sedefli ruj ve parlatıcı ile pekâlâ daha iri görünen
dudaklarınız olabilir.
Üstelik "P", "B" ,"M" gibi dudak ünsüzlerini telaffuz ederken ağzınız dolgu
dudaklar gibi garip şekillere bürünmez.
* Salatalık, çilek, kavun kabuğu içi gibi sebze ve meyveleri yüzünüze direkt
sürerek cildin güzelleşeceğine inananlardan olmayın. Kabuğu yüzünüzde tutmak
komik pozisyonlarda dolanmanıza de gerek yok. Bu, geçici bir nem yüklemesinden
öte bir durum değildir. Yarım saat içinde cildiniz eskisi gibi olacaktır.
Aslolan 24 saat içinde tükettiğiniz su miktarıdır.
* İyimser olmaya, olayların hayırlı tarafını da görmeye gayret edin. Sürekli
stres altında, endişeli ve karamsar insanların safra salgıları, hormonları,
sinir sistemleri ve kan dolaşımları farklı çalışır. Cildiniz de bundan nasibini
alan bir organdır. Asabi insanların ciltleri daha kuru, daha hassas, daha
sarımtırak ve daha donuktur. Yaşlarından yorgun dururlar. Kırışıkları yüze
yerleşirken sinirli ifadelerin kas kıvrım yerlerine yerleşir. Kaş ortasından
ağlamaklı bir maske gibi alına çıkan çizgiler, ağız kenarından aşağı inen
kırışıklar, aşağı çekilen göz uçları sizin hayata nasıl baktığınızın
haritasıdır.
* Meditasyon, yoga, reiki gibi, iç dünyanızı medeniyetin kirli yanlarından
koruyacak ruhsal rahatlama yöntemleri deneyin. Yaşadığınız hayatın, yaptığınız
işin ardında durun. Hatalarınızı dönüp dönüp düşünmeyin. Sizi geçmişte
incitenleri hatırlayıp kin duygusunu körüklemeyin. Toprağa, havaya, sahip
olduklarınıza ve yaratana karşı şükranınızı tekrar edip, içinizi sevgiyle
dolduracak kitaplar okuyun. Sizi endişeye ve tedirginliğe sürükleyecek
haberleri, filmleri, seyretmeyi reddedin. Bunların hepsinin, içinizdeki doğal
yaşam enerjisini tertemiz tutmak için kendinize verdiğiniz bir ödül olarak
düşünün.
Etrafla ve kendinizle kavganız ne kadar az olursa, bedeniniz de cildiniz de o
kadar duru kalacaktır.
* Hücreleriniz, biyoritm denilen, güneşin doğuş ve batışına göre ayarlanmış
saate göre çoğalma, yenilenme işlemini sürdürürler.
Kremlerin içeriğinde sıkça okuduğunuz, kolajen ve elastin denilen destek doku
proteinleri, derinizin esneme, diri durma kabiliyetini sağlayan incecik
liflerdir. bunların zayıflamadan üretime devam etmesini sağlamak için geceleri
serum ve krem kullanmanız size her daim diri bir cilt armağan edecektir.
* Serum, emülsiyon, krem ve jel arasındaki farkları uzmanınızdan sorun, öğrenin.
Her cildin yağ oranına, yaşına, nem kaybı derecesine göre farklı yapıda kozmetik
Kullanımı gerekir.
* Serumlar, cildin yüzeysel tabakalarının çok altına nüfuz ederek direkt hücre
üzerinde etki yapan kozmetiklerdir. İçeriğindeki, hücrenin 1/300’i kadar küçük
mikro kapsüller aracılığıyla alt tabakaya aktif maddeler yollanır ve cildin genç
cilt işlevlerine sahip olması için malzeme iletir.
* Cildiniz yağlı ise, daha özenli temizlenmeye ve nem oranının yağ salgısı ile
beraber dengelenmesine ihtiyacı vardır. Gece kremi olarak yağ salgılarını
dengeleyici, gündüz kremi olarak da fazla yağ salgılarının emilerek gözeneklerin
daha fazla genişlemesini önlemeye yarayan bir medikokozmetiğe ihtiyacı vardır.
Maske seçerken kil bazlı, gözenek sıkılaştırıcı etkisi de olan maskeler seçin.
* Çikolata, turşu, acılı kebap, fıstık, çekirdek, yağlı yemek tüketmek sivilce
yapmaz. Karaciğeriniz, fonksiyonlarını iki üç parça çikolata, bir avuç
çekirdekle bozacak kadar basit bir işleve sahip değildir. Vücudunuzun kimya
laboratuarı olan bu organı mahvetmeye sadece bunlarla beslenmeniz bile yetmez.
Sivilceleriniz ara sıra çıkanlardansa sebebi Hormonal değişikliklere bağlı
olabilir yahut temiz tutmadığınız cildinizde bir gözenek kirle tıkanmış ve
içerideki sağlıyı dışarı atamadığından bir tıkaç oluşturmuştur.
Yanak ve alında çıkan bazı sivilcelerin sebebi, sürekli o bölgeyle temas halinde
olan saçlarınız yahut allık fırçanızın kirliliği olabilir.
Sivilcenizin yakınında bir tane daha çıkmasını arzu ediyorsanız, hemen iki
tırnağınız arasında kanayana kadar sıkın! Gözenek içindeki iltihabı kan damarı
yoluyla en yakın gözeneğe taşıyın.
* İkinci dünya savaşından sonra, Chanel’in hala savunduğu beyaz tenli kadın
imajına, Amerikanın petrol türevi kozmetikleri satmak için önerdiği "bronz kadın
daha çekicidir" hipnotizmasına kapılanların sürdürdüğü tehlikeli bir dayatmadır
bronzluk…
* Cildinizi temizlerken, krem sürerken "yer tahtasını arapsabunuyla temizler
gibi" Muamele yapmayın. Nazik, çekiştirmeden, dairesel ve yukarı doğru
hareketlerle, bastırıp sıkıştırıp, incitmeden davranın.
* Yaz aylarını, tavada balık gibi cildine sürdüğü yağlarla güneşin altında
kızararak geçiren insanların önündeki birkaç yıl içinde ciltleri elastikiyetinin
ve su tutma kabiliyetinin tamamını yitireceğini unutmaması gerekir. Ten
renginizi daha koyu yapmak ve tüp gaz patlamış gibi bronz olmak için
heveslilerdenseniz, iki kere düşünmeniz için size birkaç bilgi:
1)Son 30 yıl içerisinde ozon tabakasının incelmesiyle deri kanseri vakaları üç
misli arttı.
2) Güneşten ültraviyole radyasyonu alırsınız. Aynı radyasyonu suni olarak
solaryumdan da alabileceğinizi unutmayın. UV-B ışınları, cildinizin
yapıtaşlarında fotokimyasal hasar oluşturur ve DNA onarım mekanizmasını UV-A
ışınlarının zararsız olduğunu söyleyenlere de inanmayın! , cildin emdiği UV-B
ışınının etkilerini artırdığı kansere yardım edici etki gösterdiği
açıklanmıştır.
3)Bronzlaşma, derinizin ültraviyole ışınlarına karşı kendini koyulaşıp,
kalınlaştırarak korunmaya çalışmasından ibarettir. Bunun için alt tabakadaki
renk hücreleri (melanositler) hızla üretime geçip yüzeye tutunur. Vücudunuzdaki
bu renklendirici hücreler 30 yaşınızdan sonra yılda % 2 oranında azalmaya ve
daha az pigment üretmeye başlar. Buradan da şunu anlamalısınız: her sene bronz
olmak için güneş altında daha fazla vakit geçirmek zorundasınız. Bu da sizi
amansız bir hastalığa götürebilir.
4) Güneş ışınları serbest radikallere, bunlar da vücutta oksidasyona sebep
olurlar.( Bağışıklık sisteminizin zorlanması söz konusudur.) Bilim adamları 50
yıldır, serbest radikallerin yaşlanmaya neden olduğunu söylüyorlar. Kıssadan
hisse: Buruşmak, hasta bir tene sahip olmak, arap gibi olmak istiyorsanız
güneşte kavrulun kırışın! Yâda akıllı olun, derinin üst yüzeyini renklendirici
yüzlerce boyar kozmetikten faydalanın.
Benim 40 yıldır yaptığım gibi, yaz aylarında sabah 10.00’a kadar ve ikindi 17.00
den sonra güneşe çıkın.
* Türk hamamı bedenin rahatlaması, ölü hücrelerin temizlenerek yenilerine yer
açılması açısından mükemmel bir alışkanlık. Ancak kaynar suyla yıkanmak kan
dolaşımınızı etkiler ve cildin yüzeyindeki kılcal damarlarınızın çatlamasına
sebep olabilir. Isının da cilt elastikiyetini olumsuz etkilediğini unutmadan
uzun süre sıcak ortamda kalmaktan kaçının. Deriyi çekiştirerek kese yapmayın.
* Medikal kozmetikler farmakolojik olarak daha farklı yapıda hazırlandıklarından
cilt bakımında radikal çözümler arayanlara daha sevindirici sonuçlar veriyorlar.
* Makyaj, ışık ve gölge oyunları ile düşük bir göz kapağını kaldırabilir,
çenenizi daha çıkık, kaşlarınızı daha yukarıda şekillendirebilirsiniz.
Güzellik uzamanı eğitiminde başvuru bilgileri olarak kullanılan"Makyajda
Sihirbazlık Numaraları" isimli kitabımda yapılandırma teknikleri anlatılıyor.
Edinmek isteyenler internetten kitap sitelerinden sipariş verebilirler.
Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin
huylu olma bari.
Hz. Mevlana
| ||||||
| ||||||
| ||||||
| ||||||
| ||||||
| ||||||
| ||||||
| ||||||



| Ziyaret İstatistik | Toplam |
Bugün |
| IP: 38.107.191.103 | 725395 |
1266 |
Tüm Haberler için
Tıklayın
2010 CANLI YAYINIM YOKTUR..İzlediğiniz her şey TEKRAR programlardır
Detay..
Twitter'deki KUANTUM DENEYİMİMİZ sonuçlandı...
Detay..
VİCDANINIZDA bir kız çocuğuna yer var mı??
Detay..
Gözü görmeyenlere İYİYLİK YAPABİLİR MİSİNİZ? Onlara GÖZ olun!
Detay..
Karanlıkta yemek / Gözlerimi kapı önünde bıraktığım gün!
Detay..
Doğa İçin Çal VİDEOSU ..Fırat Çavaş
Detay..
Giymediğiniz kıyafetleri ne yapabilirsiniz?
Detay..
OT YE...tıp tarihi...
Detay..
Hz.Muhammed diyor ki,
Detay..
Masal filmi Water Color Dünyada bir ilk...
Detay..
Hanımlara EN PRATİK CİLT BAKIM rehberi...
Detay..
Gelin aşure yapalım... Bereket hepinizin olsun
Detay..
Medya Kralı S.K. Bağlantısı...
Detay..
Sonbahar filmi Özcan Alper, Onur Saylak
Detay..
b612 HER YAŞTA TEKRAR OKUNASI KİTAPTAN
Detay..
Çinli çocuk Ayşenur Yazıcı kandırılmak ve Gizem
Detay..
İstanbul KÜLTÜR BAŞKENTİ 2010 kutlamaları ve ölümler
Detay..
*** *Descartes ne demiş?
Detay..
Ayşenur'dan sağlıklı hayatı kolaylaştıran 2 keşif daha :)
Detay..
Bu söyeşiyi kaçırdınız mı? İŞTE VİDEOSU. www.sacitaslan.com 'dan
Detay..
**** Kazanmak için
Detay..
Dileyin Gerçek Olsun!
Detay..
**** Kardeşim, ancak fikirdir varlıgın. Gerisi et ve kemiktir,bir yığın. Hz.Mevlâna
Detay..
Bio-Kuantuma başladım
Detay..
DÜN BENİM DOĞUM GÜNÜMDÜ
Detay..
KIRIK CAM TEORİSİ VE TOPLUM (suç psikolojisi)
Detay..
Dil tutulması
Detay..
**** YOK OLMAK ZIDDIN ZIDDINI YENMESİNDEN İLERİ GELİR.....Hz.Mevlâna....
Detay..
Deterjansız yıkama!! Alerjikler için süper :)
Detay..
Çam süslemek de neyin nesi diyenlere
Detay..
BU SİTEYE ÜYE OLMAK NEYİNİZE YARAR?
Detay..
ŞEHİT BABASININ BAŞBAKANA MEKTUBU
Detay..
**** Kişilikli olmak, kimse görmediği zaman da dogru olanı yapmaktır. J.C. Watts
Detay..
BAKIN HUZUR BU İŞTE! PARA PUL DEĞİL.Var mı cesaretiniz ?
Detay..
SIKILMAYIN... Sıkı Dostlar Fox Tv de sizi güldürmek için var. Ama saati ve gününü sormayın.
Detay..
Yeni yıl kutlaması (klasik aynı)
Detay..
Esra Harmanda'nın konuk olduğum programı İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Detay..
**** Hayatın güçlüğü
Detay..